Hoşgeldin ziyaretçi giriş yapın ya da kayıt olun.
Kategoriler

Allah’ın DAVETCİLERİNİN DAVETİNE İCABET EDENLERE ALLAH’IN GARANTİSİ:

YA ALLAH’IN ALLAH’A DAVET EDEN DAVETÇİLERİNİN (Peygamberler,Kavim Resulleri,Mürşid’ler ve Allah’ın yolunda olan Mü’minlerin) “YAŞARKEN RUH’EN ALLAH’A ULAŞMAYI KALB’TEN DİLEMEK” DAVETİNE İMAN EDİP “ALLAH’A ULAŞMAYI KALB’TEN DİLEDİĞİMİZDE,SONRA DA ALLAH’TAN HACET NAMAZI İLE ÖĞRENDİĞİMİZ MÜRŞİDİMİZE TABİ OLDUĞUMUZDA  GÜNAHLARIMIZIN  MAĞFİRETİNİ (Bağışlanarak sevaba çevrilmesi) GERCEKLEŞTİREREK,ELİM AZAPTAN KURTARACAK ALLAH’UTEALA.YA DA ONLARA İNANMAYIP ATEŞE DAVET EDENLERİN DAVETİNE VEYA HEVAMIZA TABİ OLUP DALALETTE KALMAYA DEVAM EDEREK AZABA DÜÇAR OLURUZ!...
   Allah’ın DAVETCİLERİNİN DAVETİNE İCABET EDENLERE ALLAH’IN GARANTİSİ:


AHKÂF-31: Yâ kavmenâ ecîbû dâiyallâhi ve âminû bihî yagfir lekum min zunûbikum ve yucirkum min azâbin elîm(elîmin).
Ey kavmimiz! Allah'ın davetçisine icabet edin. Ve O'na îmân edin ki, sizin günahlarınızı bağışlasın ve mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve sizi elîm azaptan korusun.
Allah’ın davetine icabet eden kişi “ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEDİĞİ ANDA” Allah onu TAKVA SAHİBİ KILAR.


RUM/31: O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
   Takva sahibi olan kişiye FURKANLARI (Hak ile batılı ayıran özelliği) verir,o kişinin GÜNAHLARINI BAĞIŞLAR daha sonra (Mürşidine tabi olduğunda) da BAĞIŞLANAN GÜNAHLAR SEVABA ÇEVRİLİR (Mağfiret olunur.)
ENFAL/29: Ey âmenû olanlar! Allah'a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
   Allah’ın DAVETCİLERİNE İCABET ETMEYENLERİN ACI DURUMU:
AHKÂF-32: Ve men lâ yucib dâiyallâhi fe leyse bi mu’cizin fîl ardı ve leyse lehu min dûnihî evliyâu, ulâike fî dalâlin mubîn(mubînin).


Ve Allah'ın davetçisine icabet etmeyen kimse, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah'tan başka dostları yoktur. İşte onlar apaçık dalâlet içindedirler.


KASAS/50: Bundan sonra eğer sana icabet etmezlerse (senin hidayete erdirme davetine uymazlarsa), bil ki onlar heveslerine tâbîdirler. Allah'tan bir hidayetçi olmaksızın (hidayetçiye değil de) kendi heveslerine tâbî olandan daha çok dalâlette kim vardır? Muhakkak ki Allah, zalimler kavmini hidayete erdirmez.


İBRÂHÎM-22 : Şeytan, emir yerine getirildiği zaman şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah, size “hak olan vaadini” vaadetti. Ve ben de size vaadettim. Fakat ben, vaadimden döndüm. Ve ben, sizin üzerinizde bir güce (sultanlığa, yaptırım gücüne) sahip değilim. Sadece sizi davet ettim. Böylece siz, bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın! Kendinizi kınayın!....
   Allah’utela serbest iradeli kıldığı insanları ve cinleri dünya hayatında da ahiret hayatında da mutlu kılmak ister.Onlara Adem as’dan itibaren gönderdiği peygamberler vasıtasıyla onların mutluluk davetiyelerini,mutluluk recetelerini ve mutluluk garantilerini içeren kitapları göndermiş.Ama şeytan o KİTAPLARI ya ortadan kaldırmış ya da tahrif etmiş.Fakat Şeytan,kur’anın tahrif edilmeyeceğine dair Allah’ın garantisi olduğunu bildiği için

(hicr/9) de onun yerine EMANİYYE adı verilen elyazması kitapları (bakara/78,79-nisa/119,120) devreye koyarak insanların dünya ve ahiret mutluluğunu engellemiş.
   Allah’ın,Allah’a davet eden DAVETÇİLERİNİN Başında:”DEVRİN İMAMLARI” gelir.Bunlar,asaleten Peygamberlerdir.Peygamberlerin olmadığı dönemlerde de vekaleten, “Allah’ın,Kavim Resullerinden seçtiği Peygamber olmayan VELİ RESULDÜR” ve görevleri,Allah’ın emriyle Allah’a DAVET,Allah’a HİDAYETTİR.
SECDE/24: Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk'ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.


   Allah’uteala,Bu imamların karşılığında da BAZILARINI (Emaniyye’ye tabi olanları) TALEPLERİ doğrultusunda ATEŞE DAVET EDEN İMAMLAR olmalarına müsaade etmiştir.
KASAS/41: Ve Biz, onları ateşe davet eden imamlar (önderler) kıldık. Ve kıyâmet günü onlara yardım olunmaz.


   DALALET: Hem dünya hayatında;MUTSUZLUK,Hem de Ahiret hayatında; DEVAMLI CEHENNEMDİR.


MAİDE/104,105: Ve onlara: “Allah'ın indirdiğine (Kur'ân'a) ve Resûl'e (itaate) gelin.” denildiğinde; “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz şey (dîn) bize yeter (kâfi)” derler. Ya onların babaları (bu gerçeklere ait) bir şey bilmiyorlarsa ve hidayete ermemişlerse de mi...? Ey âmenû olanlar! Nefsleriniz, üzerinizedir (nefsinizin sorumluluğu üzerinize borçtur). Siz hidayette iseniz, dalâletteki bir kimse size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman yapmış olduğunuz şeyleri size haber verecek.


KAMER/47,48:Muhakkak ki mücrimler (suçlular), dalâlet ve çılgınlık içindedir.O gün yüz üstü (sürünerek) ateşe sürüklenirler. “Sekarın (alevli ateşin) dokunuşunu tadın!” (denir).
YASİN/62,63: Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.


PEYGAMBERLERİN VE KAVİM RESULLERİNİN DAVETİ:


KASAS/87: Ve Sana indirildikten sonra, Allah'ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasınlar. Ve Rabbine davet et (Allah'a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma!
HAC/67: Ve Biz, bütün ümmetler için mensek (tek bir şeriat) tayin ettik. Onlar, onunla (o şeriatle) amel ederler (etsinler). Öyleyse emrim konusunda seninle niza etmesinler (çekişmesinler). Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka mustakîm (Allah'a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin.
   MÜRŞİD’LERİN DAVETİ:
FUSSİLAT/33: Allah'a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlardanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
   MÜ’MİNLERİN (Kendileri davete icabet etmiş Allah’a ruh’en ulaşmış kişilerin) DAVETİ:
MÜ’MİN/13,14:O (Allah)tır ki, âyetlerini size gösterir ve sizin için gökten rızık indirir. Bunu münib olandan (Allah'a yönelenden) başkası tezekkür etmez (edemez).Öyleyse dîni, O'na halis kılarak Allah'a davet edin. Kâfirler kerih görse de.
DEHR/29: Muhakkak ki bu bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol ittihaz eder (edinir).


VEL-ASR/ : Asra yemin olsun.Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır.Ama âmenû olanlar (ilk 7 basamağı aşanlar), nefs tezkiyesi yapanlar (ikinci 7 basamağı aşanlar), Allah'a ruhu ulaşıp HAK’KI TAVSİYE edenler (üçüncü 7 basamağı aşanlar) ve sabrı tavsiye edenler (dördüncü 7 basamağı aşanlar) hariç.
   Allah hepinizden razı olsun.FERHAT BAŞTUĞ.Daha geniş açıklama:www.ferhatbastug.com adresinde,”NEDEN DÜNYA VE AHİRET SAADETİ İÇİN ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEK ŞARTTIR”Dosyasındadır.

 

Allaha Ulaşmak Farzdır © 2017
Tasarım ve Uygulama DevNokta