Hoşgeldin ziyaretçi giriş yapın ya da kayıt olun.
Kategoriler

ALLAH’A MÜLAKİ OLMAK

 

KUR’ANI MEALLENDİRENLERİN,TEFSİR EDENLERİN “ALLAH’A MÜLAKİ OLMAK” FİİLİNDEKİ YANLIŞLIKLARI YÜZÜNDEN İNSANLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU CEHENNEME GİDİYOR!..ALLAH’A MÜLAKİ OLMAYI (RUH’EN O’NA ULAŞMAYI)DİLEMEYEN HİÇKİMSE KURTULUŞA EREMEZ.
 ALLAH’A MÜLAKİ OLMAK=ALLAH’A ULAŞMAK
   Mülaki fiili; lam,kaf,ye harflerinden oluş’an likaye kökündendir.Lügat anlamı; Kavuşmak.ulaşmak tır.   Kur’anı kerimde Allah’ın farz kıldığı ayetlerde Allah ismiyle rab ismiyle beraber kullanılmıştır.Allah’a ulaşacak olan da “RUH”umuzdur.Zira Ruh,Allah’tan bize üfürülmüştür ve yine O’na dönecektir.Ya hayatta iken bizim TALEBİMİZLE (Tav’an) Ya da ÖLÜMLE(Kerh’an) Allah’ın kendisine döndürmesi ile (Ali İmran/83).
 
   Neyazıkki Şeytan hep devrededir.Nerede “ALLAH’A MÜLAKİ OLMAK” Fiili gecmişse,hep “KIYAMETTEN SONRA ALLAH’IN HUZURUNDA HAŞROLUNMAK” Olarak ANLAM verilmiş.Halbuki Alllah’ın huzurunda HAŞROLUNMAK bizim irademizin dışında oluşacaktır.Aşagıdaki ayetler bunu açıklıyor.Peki NEDEN BU AÇIKLAMALAR YANLIŞ ? –Çünkü Şeytanın ezelden beri bir MURADI VAR “İNSANLARI SIRATIMUSTAKİME SOKMAMAK (A’raf/16)” sıratımustakime ulaşmak ise İmanın olmazsa olmaz şartı olan MÜLAKİ FİİLİNİN GERCEK anlamının anlaşılmasıdır (Hac/54). İşte biz bu FİİLİN ÖLMEDEN EVVEL gerçekleşmesi gerektiğini İSPAT EDEREK İNSANLARIN CEHENNEME GİTMESİNİ önlemeye çalışıyoruz.Aksi takdirde HERKES CEHENNEME GİDECEKTİR.
A’RAF/16,17- (İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
Ankebut/5- Fe men (artık kim) kanu yercu (olmayı arzu ederse-arzusunda olursa) likaallahi (Allah’a mülaki-Allah’a kavuşmayı) fe inne (artık şüphesiz) ecelallahi leat (Allah’ın onu kendine ulaştırma zamanı gelecektir.) Ve hüvessemiün aliym (muhakkakki Allah-o kişinin talebini- işitir ve bilir) “Bu ayette;Bizim arzumuza göre Allah’ın kalbimizden gecenleri işitip bildiği için “bizi kendine ulaştıracağına söz veriyor.Ozamanı gercekleştireceğini buyuruyor.Kişinin ARZUSU,serbest irade ile olur.O da hayatta ikendir.
”(Buhari/12.cild-2043.HADİS-İ ŞERİF):Men habbebe likaallah (Kim Allah’a ulaşmaya muahabbet duyarsa-severek arzu ederse-) E Habbaballahü likaihi (Allah o kişiyi Muhabbetle kendisine ulaştırır).Men kerihallahi likaihi (Kim de Allah’a ulaşmayı herih görürse-Arzu etmezse-) Kerihallahü likaihi (Allah’ta o kişiyi kendisine ulaştırmaz).   Bu Hadisi şerif’te de “KİŞİNİN TALEBİNE GÖRE ALLAH’IN GERCEKLEŞTİRMESİ KESİNDİR” bu da yine serbest irademize bağlıdır.Serbest irade de ancak ölmeden evvel gecerlidir.Ölümden sonra gecerli değildir.
Kehf/110- Fe men (artık kim) kanu yercu (olmayı arzu ederse) likae rabbihi (rabbine mülaki-rabbine ulaşmayı) felya’mel (o zaman işlesin) amelan salihan (nefs ini tezkiye eden-nefsini ıslah eden amel.)
  “Bu ayette;Hem bizim arzumuza bağlı kılmış hem de “Salih amel”şartını koymuş yani nefs tezkiyesi,nefs in ıslahını.Eger bu kavuşma ölümle veya kıyamette olsaydı arzuetmeyenler,nefs ini ıslah etmeyenler ÖLMEYECEKLERDİ,ALLAH’IN HUZURUNDA TOPLANMAYACAKLARDI değimli?”  
***Bu hususta yakın geçmişte yaşamış olan evliyalardan M.Zahid Kotku Hazretleride, K.S.Eserin adi:Tasavvufi Ahlak.
 Allahu tealaya mülaki olmak icin muhabbet ve istiyak üzere olup Salih ameller üzeri Hak Celle va Alaya mülaki olmayi arzu ve ümit eyleye. __Hak Celle ve Alaya mülaki olmayi isteyen herkese yakisan sey Ameli salihdir.Buyurmuştur.
                                                                         
Hud/29-…Ma ene bitarillezine amenu (ben o iman etmiş olanları yanımdan kovamam) innehüm (şüphesizki onlar) mülaku rabbihim (rablaerine mülaki olacak olanlardır-rablerine ulaşacak,kavuşacak olanlardır) eraküm kavmen techalun(sizi cahil bir millet olarak görüyorum.
   “Bu ayette;Allah’uteala mülaki olmanın (Allah’a ulaşmanın,kavuşmanın) dünya hayatında olacağını ölümle veya kıyametten sonra olmayacağına ve İMANIN ŞARTI OLDUĞUNA da ( Buhari;1.cild.58.sayfa.47.hadis te olduğu gibi,”İMAN:Allah’a,Meleklerine,Allah’a MÜLAKİ OLMAYA,Resullerine ve öldükten sonra dirilmeye inanmaktır.) acıklık getirmiştir.Cahil olan kavmin bunların dışında tutulduğunuda tefrik etmiştir.Ölümle birlikte herkesin rabbine döndürüleceğini kıyamette de herkesin o nun katında haşrolunacağını başka ayetlerde beyan buyurmuştur.O zaman bizim irademiz yoktur Allah döndürecek ve katında toplayacaktır.
84 / İNŞİKAK - 6 : Yâ eyyuhel insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mulâkîh(mulâkîhı).
 
Ey insan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru (yola çıkarak) cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O'na mülâki olursun (ruhunu Allah'a ilka edersin, ulaştırırsın).
 
   “Bu ayette;Yine bir calışmanın (nefs ile cihadın) neticesinde Allah’a mülaki-Allah’a ulaşma olayının gercekleşmesi söz konusu.Eger bu ayette de “Allah’a mülaki olmayı”-Allah’a ulaşmayı
ALLAH’IN HUZURUNDA
 
TOPLANMAK olarak alırsanız “nefs leri ile cihad etmeyenler”-(nefs tezkiyesi yapmayanlar) Allah’ın huzurunda toplanmayacaklardır değilmi ?
       Böyle mantıksız şey olurmu ? Aklınızı başınıza alın ve “Allah’tan yardım dileyin”gerekirse bu hususta Allah’a bir dilekce yazın “hacet namazı ile o sizlere mutlaka yardım edip idrak ettirecektir.Bu sözümüz tabiî ki herkese değil sadece “ESKİ ALİMLER BÖYLE SÖYLEMİŞLER şimdi biz onlarımı değiştirelelim”diyenleredir.Ya Allah’a inanacaksınız ya da HEVA ve HEVESİNİZE,ya Allah’ı “İLAH”edineceksiniz ya da “NEFS’İNİZİ” 
 
   Ama yine de”bu böyle değil falan alim bunu böyle söylememiş filan alim buna başka acıklık getirmiş”diyebiliyorlarsa onlara da diyecek bir sözümüz yok çünkü biz ALLAH’IN DİNİNDEN bahsediyoruz.Onların ve babalarının dininden değil.Onlar babalarının atalarının dini üzerine yaşasınlar.
   Allah’ın huzurunda HAŞROLUNMA OLAYI,BİZİM İRADEMİZLE OLMAYACAĞI AÇIKTIR.
 
6 / EN'AM - 22 : Ve o gün hepsini haşredeceğiz sonra ortak koşanlara: “Zanda bulunmuş olduğunuz ortaklarınız nerede?” diyeceğiz.
15 / HİCR - 25 : Ve muhakkak ki; senin Rabbin, O, onları haşreder (huzurunda toplar). Muhakkak ki; O, Hakîm'dir, Alîm'dir.
19 / MERYEM - 85 : O gün muttakileri (takva sahiplerini), Rahmân'ın huzurunda izzet ve ikramla haşredeceğiz (toplayacağız).
 
20 / TAHA - 102 : O gün ki, sur'a üfürülür. Ve mücrimleri, o izin günü morarmış olarak haşredeceğiz (toplayacağız).
 
***Kişi eger Dünya hayatını yaşarken Allah’a Mülaki olmayı DİLEMEZSE veya İNKAR EDERSE Durumu ne olur ?
   1-Gercek mü’min (Kurtuluşa eren) olamaz.Yukarıda imanın şartları açıklandı.
   2-Gideceği yer ateştir (Cehennemdir).Yunus/7,8.
   3-Amelleri boşa gider,Hidayete eremezler Dalalette kalırlar.Gideceği yer de Cehennemdir.
 
   18 / KEHF – 103-104-105-106-De ki: “Ameller açısından en çok hüsrana uğrayanları size haber vereyim mi?”
Onlar, dünya hayatında amelleri (çalışmaları) sapmış (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden daha fazla) olanlardır. Ve onlar, güzel ameller işlediklerini zannediyorlar.İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
 
 (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.
 
10 / YUNUS – 7-8 :Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar ayetrimizden gafildirler.İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
 
10 / YUNUS – 45-Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar).
Allah’a mülaki olmayı-Allah’a ulaşmayı dileyenlerle ilgili ayetler’e parelel EVLİYALARIN sözleri ve hadis’i şerifler:
 
***ALLAH'IN ZATINI DİLEMEK VE ULAŞMAK
ABDULKADİR GEYLANİ HZ İLAHİ ARMAĞAN KİTABINDAN
Hak yolunu sana göstermek ve seni yalnız, Hakk'ın vechini dileyenlerin safına katmak istiyorum. Sizler heves peşindesiniz. Ciddî meseleleri ele aldığınız yok.
 
Allah'ım beni ve onları zatına ulaştır. Sana dönmeyi nasip eyle. Onların nifak ve şirk bağından bizi kurtar. 
Diğer âyet-i kerimede ise şöyle anlatıldı:
“Yalnız O'nun vechini dilerler.” (el-Kehf, 18/28)
 
Bahtiyar olana kudret eli gelir; Hak’tan gayri bilinen bütün varlıktan onu kurtarır.
O el, bir gün sana da gelir; kolundan tutar, velayet makamına yerleştirir. Yolculuğun biter, sülûkün sona erer. Bulacağını bulursun. Dünya sana koşar. Âhiret de onun peşinden... Her ikisi de sana hizmetçi olur. Hiç bir darlık bilmeden makamında kalırsın.
 
Sâlih kullar, o kapıdan içeri girince hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği, beşer kalbinin hatırlamasına imkân olmayan kutsî varlıklar görür, şöyle duaya başlarlar: “Allah'a hamd olsun; Zât’ından ayrı kalma üzüntüsünü bizden aldı. Aramızdaki perdenin verdiği kederi kaldırdı. Bizi Zât’ı için seçti, yakınlığına erdirdi. Bilhassa Zât’ından gayri şeylerle meşgul olma derdini bizden aldı. Bizi bütün fâni varlıklardan beri edip Zât’ı ile olmayı nasip ettiği için Allah'a hamd olsun; Rabb’imız hem Gafûr, hem de Şekûr'dur. Yaratan'ımız, hatalarımızı bize göstermeden silerve yaptığımız az kulluğa karşı bol iyilik eder.”
 
Sizden kim olursa olsun, ortalığı gece karanlığı kapladığı zaman, halkın sesi çekildiği ve uyudukları anda kalksın. Abdest alsın ve iki rekât namaz kılsın. Ve desin: “Allah'ım, kullarından sâlih olan, Zât’ına yakınlık bulan birini bana göster. O, beni Sana iletsin ve Zât’ına varan yolu göstersin.
 
ALLAH'a DÖNÜŞ DÜNYADAYKEN OLUR VE PEK AZ KİŞİ BUNU YAŞAR
Allah yolcularının darlığı geçmez. Sancıları dinmez. Gözleri aydın olmaz. Musibetleri eksik olmaz; ta Hak Teâlâ'ya kavuşuncaya kadar. Hak Teâlâ'ya kavuşmaları iki yönden olur: Biri dünyada, öbürü âhirette. Kalp ve sır âlemi ile dünyada Hakk'a vasıl olan azdır. Âhirette bütün varlıkları ile O'na kavuşurlar. Kavuşan rahat ve huzura erer. Ama önceleri, ağlamakla sızlamakla geçer.
 
ABDULKADİR GEYLANİ HZ İLAHİ ARMAĞAN KİTABINDAN 28. MECLİS
Bu konuşma Ribât’ta yapıldı.
Konuşma tarihi: Hicrî 9 Cemâziyelâhir 545, Milâdî 1150.
 
***Ey nefsim madem öyledir,sen dahi kalbib gibi ağla ve bağır ve deki:
“Faniyim,fani olanı istemem.Acizim,aciz olanı istemem.Ruhumu Rahman’a teslim eyledim gayr istemem.İsterim,fakat bir yar-ı baki isterim.Zerreyim,fakat bir Şems-i Sermed isterim.Hiç-ender hiçim,fakat bu mevcudatı birden isterim!” (Said-i nurs-i hz. 26.söz)
***Mektubatı rabbani 64 mktup;Bir kimsenin rûhu, eğer bu esîrlikden, bu bağlılıkdan (fizik vücutta kalırsa)kurtulmaz, kendi derecesine yükselmez, kendi vatanına (Allah’ın zatına)kavuşmaz ise, ona yazıklar, binlerle yazıklar olsun
Allah hepinizden razı olsun FERHAT BAŞTUĞ Daha geniş açıklama:www.ferhatbastug.com adresindedir.
 

 

Allaha Ulaşmak Farzdır © 2017
Tasarım ve Uygulama DevNokta