Hoşgeldin ziyaretçi giriş yapın ya da kayıt olun.
Kategoriler

TASAVVUF NEDİR

 TASAVVUF NEDİR ?-PEYGAMBER (sav)EFENDİMİZİN VE SAHABENİN YAŞADIĞI         HAYATTIR


   Tasavvuf,kimileri tarafından sof (yün) kelimesinden kimilerine göre de sofa (Peygamber (sav) efendimizin devamlı sohbet yaptığı üstü kapalı etrafı açık salon) kelimesinden geldiği söylenir.Ama Tasavvufun gercek anlamı; Peygamber (sav) efendimiz ve bütün sahabenin KUR’ANI HAYATLARINA gecirdikleri bir hayat tarzıdır.
BİRİNCİ TELVİH (Said-i Nurs-i Hz.)Sual: Tarikat nedir? Elcevap: Tarikatin gaye-i maksadı, marifet ve inkişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mirac-ı Ahmedînin (a.s.m.) gölgesinde ve sâyesi altında kalb ayağıyla bir seyr ü sülûk-i ruhanî (Ruh’un Allah’a ulaşması) neticesinde, zevkî, hâlî ve bir derece şuhudî hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeye mazhariyet; "tarikat," "tasavvuf" namıyla ulvî bir sırr-ı insanî ve bir kemâl-i beşerîdir.
Bediüzzaman ve Tasavvuf:


…Tarikatta hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zat da olsa, şimdiki zındıkların desiselerine karşı kendini tam muhafaza etmesi müşkülleşmiştir.
Bir şey daha var ki: Daire-i takvâdan hariç, belki daire-i İslâmiyetten hariç bir suret almış bazı meşreblerin ve tarikat namını haksız olarak kendine takanların seyyiatiyle, tarikat mahkûm olamaz. Tarikatın, dini ve uhrevî ve ruhânî çok mühim ve ulvî neticelerinden sarf-ı nazar, yalnız Âlem-i İslâm içindeik kudsî bir rabıta olan uhuvvetin inkişafına ve inbisatına en birinci, te’sirli ve hararetli vasıta tarikatlar olduğu gibi, âlem-i küfrün ve siyaset-i hıristiyaniyyenin, Nur-u İslâmiyeti söndürmek için müdhiş hücumlarına karşı dahi, üç mühim ve sarsılmaz kal’a-i İslâmiyyeden bir kal’asıdır.
Merkez-i Hilâfet olan İstanbul’u, beşyüzelli sene bütün âlem-i hıristiyaniyyeninin karşısında muhafaza ettiren, İstanbul’da beşyüz yerden fışkıran envâr-ı Tevhid; ve o Merkez-i İslamiyedeki ehl-i imanın mühim bir nokta-i istinadı, o büyük camilerin arkalarındaki tekyelerde “ALLAH, ALLAH!” diyenlerin kuvvet-i imaniyeleri ve Mârifet-i İlâhiyyeden gelen bir muhabbet-i ruhanî ile cuş u huruşlarıdır.
İşte ey akılsız hakimiyet-füruşlar ve sahtekâr milliyet-perverler! Tarikatın, hayat-ı içtimaiyenizde bu hasenesini çürütecek hangi seyyiatlardır, söyleyiniz?” (29. Mektup)
   Bütün sahabe ne yapmışlar ? -7 safhada 4 teslimi gercekleştirmişler.
1.safhada Allah’a ulaşmayı dilemişler;Zümer/17- Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
2.Safhada  Kainatın en büyük mürşidine tabi olmuşlar; A’raf/157-Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları ümmî, nebî, resûle tâbî olurlar. Onlara ma'ruf ile (irfanla) emreder, onları münkerden nehyeder ve onlara tayyib olanları (temiz ve güzel olan şeyleri), helâl kılar. Habis olanları (kötü ve pis şeyleri), onlara haram kılar. Ve onların, ağırlıklarını (günahlarını sevaba çevirip, günahlarının ağırlığını) kaldırır. Ve üzerlerindeki zincirleri, (ruhu vücuda bağlayan bağ ve fetih kapısının üzerindeki 7 baklalı altın zincir) kaldırır. Artık onlar, O'na îmân ettiler ve O'na saygı gösterdiler ve O'na yardım ettiler ve O'nunla beraber indirilen Nur'a (Kur'ân-ı Kerim'e) tâbî oldular. İşte onlar, onlar felâha (kurtuluşa, cennet mutluluğuna ve dünya mutluluğuna) erenlerdir.
3.Safhada( Ruhları Allah’a ulaşmış)Hidayete ermişler ve 1.Teslimi gercekleştirmişler.(çünkü,Hidayet,İnsan ruhunun Allah’a ulaşmasıdır.Aliimran/73,Bakara/120);A’raf/158- De ki: “Ey insanlar! Muhakkak ki; ben, sizin hepinize (gönderilen) Allah'ın resûlüyüm. O ki; semaların ve arzın mülkü, O'nundur. O'ndan başka ilâh yoktur. O, hayat verir (yaşatır) ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve O'nun ümmî, nebî, resûlüne îmân edin ki; O, Allah'a ve O'nun kelimelerine (sözlerine) inanır (îmân eder). Ve O'na tâbî olun ki; böylece siz, hidayete eresiniz.”
4.Safhada Fizik vücutlarını (vechlerini) Allah’a Teslim etmişler 2.Teslim;Aliimran/20- Bundan sonra eğer seninle tartışırlarsa o zaman onlara de ki: "Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik. O kitab verilenlere ve ümmîlere: "Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?" de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir. Ve eğer yüz çevirirlerse, o zaman sana düşen sadece tebliğdir. Ve Allah, kullarını en iyi görendir.
5.Safhada Nefs’lerini Allah’a teslim etmişler 3.Teslim.Ululelbab olmuşlar;Zümer/18- Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah'ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl'elbabtır (daimî zikrin sahipleri).
6.Safhada İrşad’a ulaşmışlar Muhlis olmuşlar; Ve aranızda Allah'ın Resûlü olduğunu biliniz. Eğer işlerin çoğunda size itaat etseydi, mutlaka sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah, size îmânı sevdirdi ve onu kalplerinizde müzeyyen kıldı. Küfrü, fıskı ve isyanı size kerih gösterdi. İşte onlar, onlar irşad olanlardır.
Bakara/139- De ki: “Allah hakkında bizimle mücâdele mi ediyorsunuz? O, bizim de Rabbimizdir sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, onun için ihlâs sahibi (muhlis) (kul)larız.”
7.Safhada İradelerini Teslim etmişler “İRŞAD’A MEMUR VE MEZUN KILINMIŞLAR”Tövbe/100- O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.Peygamber (sav) onlar için “BENİM SAHABEM GÖKTEKİ YILDIZLAR GİBİDİR HANGİSİNE TABİ OLURSANIZ HİDAYETE ERERSİNİZ”buyuruyor.
   Hazreti Ali den sonra yozlaşma başlamış sonra da dejenerasyon.Sadec küçük grupları oluşturan “EHLİ TASAVVUF,EHLİ TARİK” olanlar aynı hayatı yaşamaya devam etmişler taki OSMANLI dönemine kadar.Osmanlı döneminde “Osman bey den başlayan Kanuni nin son dönemine kadar”bütünüyle yaşanmış kanuniden sonra tekrar yozlaşmalar başlamış ve bu güne kadar ve bu gün yine o “EKLİ TARİK,EHLİ TASAVVUF”adını alan gruplar tarafından yaşanmaktadır.Tabiki bu grupların başında “ALLAH’IN TAYİN ETTİĞİ MÜRŞİDLER varsa ve o mürşidlere tabi olanlar da ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEREK TABİ OLMUŞLARSA”
   Enazından Allah’a ulaşmayı dileyerek TASAVVUF ehli olmadan hiç kimsenin KURTULUŞU mümükün değildir.Onlar sadece KENDİ DİNLERİNİ yaşarlar ve ALLAH’IN DİNİNİ yaşayamazlar.
Yunus/7,8- Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
   Allah hepinizden razı olsun.Daha geniş açıklama:www.ferhatbastug.com adresinde “TASAVVUF NEDİR” Makalesindedir.





 

Allaha Ulaşmak Farzdır © 2017
Tasarım ve Uygulama DevNokta